• BIST 5.022,79
  • Altın 1157.259
  • Dolar 18.8097
  • Euro 20.4015
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • İzmir : 1 °C

28 Şubat'ın kirli ve kinli manşetleri

28.02.2012 12:08
28 Şubatın kirli ve kinli manşetleri
Bir 28 Şubat yıldönümünde daha güdümlü medyanın postmodern darbeye çanak tutuşu tartışılıyor. Haber 7, 140 manşette medyanın darbe sürecindeki rolünü irdeledi.

Necmettin Erbakan'ın başbakanlığında 28 Haziran 1996'da RP-DYP koalisyonu şeklinde kurulan 54. Hükümet, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in desteği, TSK'nın yoğun baskıları ile asker ve halkı muhafazakâr kesme karşı kışkırtan manşetlerin gücüyle iktidardan çektirildi.

28 Şubat sürecinin en dikkat çeken tutumu ise dönemin medyasından gelmişti. Hemen her fırsatta irtica ve şeriat yaygarası yapan 28 Şubat'ın "bir kısım medyası" postmodern darbe sürecinin fiili yaptırımcısıydı adeta.

Haber 7 olarak o dönemin en etkin üç gazetesi olan Hürriyet, Sabah ve Milliyet'in 54. Hükümet'in iş başına gelmesinden sonra nasıl bir tutum sergilediğini mercek altına aldık. Arşivlerden çıkardığımız gazete sayfaları bu yıl hemen bütün sitelerde yayınlandı. Biz ise manşetlerin kodlarını ve mesajlarını irdeledik.

Geçtiğimiz yıl 27 Şubat'ta vefat eden Erbakan için, “son nefesine kadar siyaset yaptı” başlıklarını kullanan o dönemin “Silahlı Kuvvetler Medyası”, Başbakan Erbakan ve Tansu Çiller için çok ağır manşetler atmış, demokrasiyi adım adım darbeye kurban ettirdiği bugün çok net bir şekilde belli oluyor.

MANŞETLER ASKERİN İKİ DUDAĞI ARASINDA

Askerin iki dudağının arasından çıkan, "laiklik", "şeriat", "irtica", "rejim" ve "cumhuriyet" gibi sözler için manşetlerini hazır vaziyette bekleten üç gazetenin o dönem bir iş bölümü yaptığı da ortaya çıkıyor.

Dinç Bilgin'in sahibi olduğu Sabah, Erbakan'ın ortağı Tansu Çiller'i hedef alıp, “Tarih Seni Affetmeyecek” suçlamasını yaparken, Hürriyet ise Erbakan'ı yıpratacak ne bulursa manşetine taşımış. Milliyet ise TSK'yı baz alarak askerin tepkileri üzerine yoğunlaşarak yıpratıcı manşetler atıyordu.


GURUR DUYULAN MEDYA!

Genelkurmay'ın 29 Nisan 1997 günü gazetecilere verdiği brifinge “koşar adım” giden gazeteciler, kendilerine verilen talimat niteliğindeki bilgileri, satır satır sayfa ve köşelerinden aktarırken 30 Nisan tarihli manşetleri de asker atmış oluyordu.

Hürriyet gazetesinin 30 Nisan tarihli “ŞOK BRİFİNG” manşetinin altındaki şu satırlar da, medyanın postmodern darbe sürecinde üstlendiği rolün, asker nazarındaki yansımasının gururlu pişkinliği olsa gerek: “Basın, irtica konusunda büyük bir sınav vermiştir. Bizim gururumuz olmuştur. Bazı olayları gün ışığına çıkartarak, umudun, ışığın, alevin yansımasına yol açmıştır. Basının tutumunu şükranla karşılıyoruz.”

İSİMSİZ ÜST DÜZEY KOMUTAN: İMAM HATİPLER KAPATILMALI

28 Şuabt sürecinin en ilgi ve dikkat çeken haberleri ise isimsiz üst komutanların talimatlarının yansıtıldıklarıydı. Genelkurmay'a davet edilen 'rütbeli' gazeteciler talimat niteliğindeki notlarını “İsminin açıklanmasını istemeyen bir komutan dedi ki...” satırlarıyla ve tırnak içi kesin ifadelerle aktarıyordu... İşte komutanlardan birinin 31 Ağustos 1996 günkü Sabah gazetesinden yansıtılan sözleri: “Üst düzey bir komutan, “Böyle giderse 2010 yılında Türkiye 1996'dan karanlık olacak” dedi. Adının verilmemesi kaydıyla konuşan komutanın sözleri ayne şöyle: “Belki bunu ben göremeyeceğim ama hepiniz yaşayacaksınız. 1950 yılındaki Türkiye ile şimdiki Türkiye aynı mı? Laiklik konusunda her şey daha kötüye gidiyor. Yeni İmam Hatip Liseleri açılması durdurulmalı. Durdurulması yetmez, kapatılmalı. İmam Hatiplerin açılmasını durdurmayan bir Meclis olur mu?”

İŞTE O MANŞETLER


HER ŞEYİN BAŞI DEMİREL!

Medyanın yıpratma kampanyasının en önemli figürlerinden birisi de dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel... Senfoni orkestrası dinletisinde "laiklk" ve "rejim" üzerine konuşma yapacak kadar ileri giden Demirel için, dönemin manşetlerine bakılarak, Erbakan görevi bıraksın diye adete tüm imkanlarını sefer etmiş demek mümkün. Demirel'in süreçteki bir diğer kilit rolü ise siyasete direk müdahale etmeye kalkan askeri korumak ve iktidara futursuzca saldıran iş ve medya dünyasını rahatlatan sözler sarfetmek...

Örneğin; Demirel, Tuğgeneral Osman Özbek'in Erbakan'a ettiği galiz küfrü “Paşa'nın öfkesi bir boşalmadır” şeklinde değerlendiriyor ve Sabah bunu 9 sütuna manşet yapıyor.

DENK BÜTÇEYE RAĞMEN İŞ DÜNYASI TEPKİLİ

Memura yapılan yüzde 50 zam, yükselen ekonomi ve denk bütçeye iş dünyasının da darbe sürecine nasıl bir katkıda bulunduğu dönemin manşetlerinden belli oluyor. Öyle ki medya, olmaz denileni yaparak işçi ve işvereni iktidar karşıtı mitinge yapmaya zorlayarak "tarihi bir birleşmeye" imza atıyor. Sabah'ın 2 Nisan 1997 tarihli "Avrupa'yı Şaşırtıyoruz" başlıklı manşetine şaşırmamak ise elde değil. Manşetin spotu şaşkınlık yaşamanıza yetecek kadar ironik: "Siyasi istikrarsızlığa rağmen, Türk ekonomisinin hızla büyümeye devam etmesi Batılıları hayrete düşürüyor." (2 Nisan 1977 - Sabah)

İRANLI KADINLAR İÇİN, "TEŞEKKÜRLER ATATÜRK"

Türkiye'deki iktidardan dolayı, Avrupa ülkelerinin şeriat tedirginliği içinde olduğunu savunan medya diğer taraftan yıpratma politikasını İran üzerinden devam ettirirken, İran'dan gelen çarşaflı kadınların resminin üzerine “Teşekkürler Atatürk” manşetini atarak, başörtülü bir kadın görse kan beynine sıçrayacak hale getirilen laik çevrelerin "Türkiye İran'mı olacak?" kaygısına tavan yaptırıyor

REFAH'I İLK GÜNDEN KAPATTILAR

Bugün, hemen her fırsatta hukukun üstünlüğüne ve yargıya saygıdan dem vuran medya, dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın Refah Partisi için açtığı kapatma davasını, manşetten, “Refah Kapatılıyor” diye duyurarak, o dönem adalet terazesinin kimlerin güdümünde olduğunu görmemize yetiyor.

ÇİLLER'İ ERBAKAN'DAN KOPARMA HAMLESİ

28 Şubat MGK kararlarının alındığı günlerde halka devlet krizi ve gergin bekleyiş manşetleriyle ulaşan bu üç gazete, o süreçte Erbakan'ı yalnızlaştırmak ve direnişini kırmak için ise Refahyol'un 'yol'unu bozmanın peşne düşüyor. Üstü süte Çiller'i ve partisini hedef alan manşetlerin sonucunda DYP'den beklenen fireler veriliyor ve Tansu Çiller de artık teslim bayrağını çekmiş oluyor. Kritik MGK zirvesi öncesi askerden çekindiğini açıkça belli eden Çiller'in Erbakan'ı eleştiren sözleri de manşetlerdeki yerini alıyordu.

MESUT YILMAZ GÖREVE HAZIR

1997'nin Mayıs ayında ise üç gazete aynı anda Erbakan iktidarının sonun geldiğini ve Mesut Yılmaz'ın yerine hazırlandığını, TBMM'deki kulis çalışmalarını, hangi vekillerin fire –ihanet edeceği- vereceği sayfalara işleniyordu. (Not: Mesut Yılmaz'ın Refahyol sürecindeki 'sivil darbeci' tutumu ve medya aracılığıyla verdiği mesajların analizini yarın Haber7'den okuyabilirsiniz)

“ERBAKAN GERİYOR” TAHRİKİ

1997'nin Haziran ayında ise, gazeteler Erbakan Hükümeti'nin ne zaman istifa edeceğini ve Demirel'in hükümeti kurma görevini kime vereceğini tartışmaya açarken, sanki kendi koltuklarını terk etmiyormuşcasına “Erbakan geriyor – direniyor - gitmiyor” manşetleri üst üste atılıyordu.

VE ERBAKAN GİTTİ ZAFERİ

MGK kararlarına ve istifa baskılarına direnen Erbakan'ı, "imzalamıyor, bırakmıyor" yaygarasıyla hedef yapan 28 Şubatçı medya, hükümet istifa edince bu sefer de zafer manşetlerini atmaktan geri kalmadı. Hürriyet, istifa sonrası polemiğe giren Erbakan ve Çilller ile "Ettiğini Buldu" manşetiyle dalga geçiyordu adeta.

İŞTE O MANŞETLER


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Başkan Ramazan Şimşek promosyon miktarını açıkladı05 Aralık 2022 Pazartesi 10:09
  • Pehlivan çiftinin mutlu günü07 Haziran 2022 Salı 13:00
  • Murat Kurum’dan destek18 Nisan 2022 Pazartesi 16:21
  • Münür Ballı'nın acı günü18 Mart 2022 Cuma 08:56
  • Türkiye 3 Bant Erkekler Bilardo Şampiyonası 2. etabı sonuçlandı19 Kasım 2021 Cuma 11:57
  • Kerim Yıldız dünyaevine girdi10 Ağustos 2021 Salı 19:54
  • MHP meclisinde değişiklik18 Haziran 2021 Cuma 17:02
  • Dumanoğlu Ailesinin Acı Günü29 Kasım 2020 Pazar 20:42
  • Çal ve Eldekçi ailelerinin mutlu günü31 Ağustos 2020 Pazartesi 21:59
  • Yasin Balaban'ın mutlu günü12 Ağustos 2020 Çarşamba 10:24
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Ankara’ya Deniz Geliyor, Kürekler Gölbaşı’nda Çekiliyor
    • Gölbaşılı Çocuklar Sinemada Buluştu
    • Miniklerin Kur'an başarısı
    • İbrahim Ateş'ten Ayasofya açıklaması
    • Enes Kanter: Hocaefendi'yi Seviyorum Diye Kurşuna mı Dizecekler, Mutlu Olurum
    • Kaset Kumpasının Ayrıntıları! Çilingirle Girip Kamera Yerleştirmişler
    • 15 Temmuz'da Kışlaları Dolaşan Beyaz Elbiseli Kişi Aranıyor
    • İnanılmaz Bir Yükseliş Öyküsü! Temizlik İşçiliğinden Genelkurmay İmamlığına
    • Akıncı Üssü'nde Yakalanan Ünlü Kolejin Sahibi: Sosyal Etkinlik İçin Gittim
    • Dolar 3 TL'yi Aştı, Altın Tarihi Zirveyi Gördü
    • FETÖ'nün "yapılacaklar" listesi
    • Er Kurtuluş Kaya'yı darbeci binbaşı Ahmet Taştan gözünden vurmuş
    • FETÖ elebaşının yerine İsmail Büyükçelebi'nin geçmesi bekleniyor
    • Cumhurbaşkanlığı'nda başyaverlik kaldırılıyor
    • Kumpas soruşturmasında 65'i asker 82 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
    • Darbeci Kara Havacı Yarbay Davut Uçum'un ifadesi
    • Kemal Kılıçdaroğlu'dan Özel Harekatları ziyaret
    • Jandarma ve Emniyet kriminalde gözaltılar!
    • İstanbul üzerinde uçan darbeci F-16 pilotları tutuklandı
    • İstanbul Başsavcılığına İstanbul Başsavcı Vekili İrfan Fidan atandı
    1/20
      Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Gölbaşı Taraf | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0312 484 23 84 0541 200 20 19 0533 966 12 89 | Faks : 485 04 53 | Haber Yazılımı: CM Bilişim