• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Ankara : 29 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • İzmir : 29 °C

DTP 'demokratik açılım'dan çekiliyor

03.12.2009 10:23
DTP demokratik açılımdan çekiliyor
DTP, demokratik açılımdan desteğini çekti. AKP'nin planının İmralı ve kendilerini tasviye etmek olduğunu belirten partinin grup başkan vekili Demirtaş, 'Ortada desteklenecek bir proje yok" dedi.

DTP, demokratik açılımdan desteğini çekti. AKP'nin planının İmralı ve kendilerini tasviye etmek olduğunu belirten partinin grup başkan vekili Demirtaş, 'Ortada desteklenecek bir proje yok" dedi.

DTP'den, AKP'nin İmralı ve kendilerini tasviye etme sürecini işlettiği ve bu nedenle demokratik açılıma destek vermeyecekleri açıklaması geldi.

Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarının kötüleştiği haberleri, bunun ardından bazı illerde başlayan ve devam eden protesto gösterileri, dün DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün basın toplantısında tehdit olarak algılanan açıklamaları...

Bu gelişmeler, Türkiye'nin en önemli gündem meddesi olan demokratik açılım hakkında 'nereye gidiyor?' sorusunu akıllara getirdi.

Gülten Kışanak ile birlikte Adalet Bakanı Sadullah Ergin'le son gelişmeler için biraraya gelen DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş, Canlı Gaste'ye konuk oldu.

Demirtaş'ın açıklamaları, son gelişmeler ışığında DTP'nin demokratik açılımdaki duruşunu ve diğer muhalefet partilerinin şiddetle karşı çıktığı açılım konusunda hükümetin 'kısmi destekçisini' de kaybettiği gerçeğini ortaya koydu.

'Yalnız kalsak da sonuna kadar gideceğiz' diyen AKP hükümetini, Öcalan ve DTP'yi süreçten tasviye etmekle suçlayan Demirtaş, "Bu şartlarda ortada desteklenecek bir proje yoktur" dedi.

Demirtaş'ın Canlı Gaste'ye yaptığı açıklamalar şöyle:

"Durum tehlikeli bir noktaya sürükleniyor gibi. İmralı'daki sorun ve temel rahatsızlığın kaynağı nedir?' sorusuna Demirtaş, "Partimiz aylardır bu konuya dikkat çekmeye çalışıyor. Hükümetin Kürt sorunuyla ilgili bir çalışma yapmaya niyeti varsa, İmralı'nın bu çalışma içinde değerlendirilmesi, bir aktör olarak dikkate alınması gerektiğini ve bunun hassas bir konu olduğunu altını çizerek belirtiyorduk.

Ama maalesef bu konu, DTP'ye yönelik tepkilerin nedeni olarak dile getirildi. 'DTP topu başka yere atıyor, muhatap olarak kendini kabul etmiyor, sürece destek vermiyor' eleştirileri yapılıyordu" yanıtını verdi.

"CEZAEVİ ÇOK DAHA KÖTÜ"

Demirtaş, "Gerçekten de DTP kendi varlığını inkar etme durumuna düşmüyor mu?' sorusu karşısında Demirtaş, "Hayır. Biz hiçbir zaman 'muhatap ve müdahil değiliz, konuyla ilgili projemiz yoktur' demedik. TBMM'de de somut projesini açıklayan tek parti bizdik. Ama İmralı meselesinin hassasiyetine sürekli dikkat çektik. Bunun nedeni, iktidarın hukuka dikkat etmesi gerektiğini, 10 yıldır orada bir hukuksuzluk olduğunu belirtmekti.

İç hukuk mevzuatı gereğince de bir kişinin 10 yılı aşkın süredir tek başına bir hücrede tutulamayacağını belirttik. Bunun kanunlara aykırı olduğunu dile getirdik. Konuyla ilgili uluslararası sözleşmeler ve raporlar vardı ve hükmet bu hukuksuzluğu sonlandırmak zorundaydı.

"HÜKÜMET BİLİNÇLİ OLARAK YAPIYOR"

2 hafta önce, 4-5 milyon dolar harcanarak yapılan ve F tipine uygun olduğu ifade edilen bir cezaevine nakledildi.

Bu yeni sevklerle ve Öcalan'ın nakliyle birlikte ortaya çıktı ki, toplum olarak karşı çıktığımız F tipinden çok daha geri bir cezaevi yapılmış. Ne bizim hukuk sisteminde ne de dünyada böyle bir şey var" şeklinde konuştu.

Demirtaş, yeni cezaevindeki durumu, "Tutuklular, tabutluk olarak ifade edilen küçük, 6-7 metrakarelik bir yaşam alanında duruyor. Pencere tavana yapışık ve açılmıyor. Havasız ve bir insanın yaşamasının mümkün olmayacağı koşullarda Öcalan ve diğer tutulular tutuluyorlar. Avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde de, Öcalan 11 yıldır ilk defa koşullarından rahatsızlık duyduğunu dile getiriyor.

Sağlık sorunları olduğu için orada yaşam şansının olmadığı ve hükümetin bunu bilinçli şekilde yaptığı tespitinde bulunuyor" şeklinde aktardı.

Demirtaş, Türkiye'deki diğer F tiplerinde durumun farklı olduğunu belirterek, "Alt katta yaşam alanları, üst katta da yatakhaneler bulunur. Sabahtan akşama kadar havalandırma kapıları açıktır. 3 mahkum gün içerisinde sürekli birlikte olup, hafta içinde de 10 saati aşkın sürede sosyal haklarını kullanırlar" dedi.

"BANYO VE TUVALET AYNI YERDE"

Demirtaş, kamoyuna yansıyan banyo ve tuvaletin ayrı yerlere taşınması haberlerini de yalanlayarak, "Şimdi de aynı yerde. Adalet Bakanlığı'nın verdiği bilgiye göre, toplam 12 metrake. 6 metrakeresi banyo-tuvalet, gerisi de yaşam alanı şeklinde. Havalandırması 42 metrekareyken şimdi 22 metrekareye düşürülmüş" dedi.

BAKANLA GÖRÜŞME

Demirtaş, Adalet Bakanı Ergin ile görüşmeleri hakkında, "Bakana toplumda gerilim olduğunu ve bunun hassas bir konu olduğunu söyledik. Bunun bakanlığın sorumluluğunda olduğunu ve her şeyden önce evrensel hukuku uygulamak zorunda olduklarını dile getirdik.

'Açılım adı altında aslında hiçbir şey açmadığınız ve neredeyse tasviyeye dönüştürdüğünüz bir projede, İmralı konusunda gösterdiğiniz hukuksuzluk toplumda kaosa ve infiale yol açmış durumda. Bunu düzeltmelisniz' dedik. Bakan da, inceleme yapılacağını ve gerekli görülmesi halinde yeni bir düzenleme gerçekleştirebileceklerini söyledi.

İmralı cezaevi sisteminin sonlanması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Öcalan gibi hassas bir şahsiyetin orada tutulmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.

Demirtaş, 'Bakan size gereğini yapacağız sözü mü verdi?' sorusuna, "Orada hukuksuzluk varsa inceletip gereğini yapacağız dedi" şeklinde konuştu.

"HÜKÜMETİN TASVİYE POLİTİKASI"

Öcalan'ın cezaevine nakledilen diğer mahkumlarla görüşmesi konusunda da Demirtaş, 'Öcalan da, aileler ve avukatlar da görüşmemiş. Sıkıntılı bir durumdan bahsediyoruz.

Hükümet bizce şöyle bir program uyguluyor: İzmir olaylarıyla ortaya çıktı ki, DTP'yi büyük bir baskı altında tutup, Öcalan'ın tecrit koşullarını ağırlaştırarak tesviyeye doğru götürme. Öte yandan uluslararası ilişkileri de kullanarak PKK üzerinde baskı oluşturup askeri operasyonlarda bulunma. Bunun adına da açılım diyerek kamuoyunu baskı unsurlarını da kullanma. Bunun altında, 'ben açılım yapıyorum' diyerek, kamuyouna servis etme düşüncesi var" dedi.

"İMRALI'YA HEYET GİTSİN TALEBİ"

Demirtaş, Güneydoğu'da yaşananların hükümet üzerindeki baskıyı çoğaltarak gerilimi tetiklemesi yorumuna da, "Gerilimi düşürmek hükümetin elindedir. Biz DTP olarak bu şiddet görüntülerinden memnun değiliz. İnsanlar tepkilerini demokratik çerçevede göstersinler isteriz.

Ama toplumdaki bu hassasiyeti önlemeyi sadece DTP'nin sırtına yüklerlerse başarılı olma şansımız yok. Hükümetten kimse bir taviz ve hukuk dışı bir yaklaşım beklemiyor. Beklenen insani, vicdani; evrensel bir bir yaklaşımdır.

Akın Birdal'ın Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na bir başvurusu oldu. İmralı'ya bir heyetin gitmesi ve inceleme yapıp kamuyouna bilgi verilmesi talebi var. Bakanlık nu konmuda ön açarsa heyet gitmelidir dedik. Bakan kesin bir tutum sahibi olmadı ama en azından isteğimizi iletmiş olduk. Giderek tırmanan bu gerginliği hükümet düşürmek istiyorsa, bizce hukukun gereğini yerine getirmelidir" diye konuştu.

"DTP'Yİ AŞAN BİR DURUM"

Demirtaş, Ahmet Türk'ün yaptığı basın toplantısında 'tehdit' olarak algılanan sözler sarf ettiği yorumları ve Türk'ün bölgedeki durumun kendi kontrollerinden çıktığı söylemlerini, "Tehdit içeren cümle ve imza yoktu. Tam tersine durum tespiti yapıp, tehlikeye dikkat çekme var. İmralı konusu hassas bir konu. Hükümet dikkat etmeli diyoruz ama hükümet bunun tersini yapıyor. Biz de bunu teşhir etmeye çalışıyoruz. Böylesi bir hukuksuzluğu kendi eliyle gerçekleştirip vatandaşlarını infiale sürüklemek hiçbir hükümetin hakkı olamaz.

Demokratik tepkiler konsunda duyarlılık içerisindeyiz fakat DTP'yi de aşan bir durum olduğu ortada. Ahmet Türk buna dikkat çekmeye çalıştı. Biz elimizden geleni yaparız ama her şey DTP'ye yüklenmemeli. Türk'ün konuşmaları uyarı ve dikkat çekmedir" dedi.

"TASVİYE PROJESİNE DÖNÜŞTÜ"

'Sizin kontrolünüzden çıkmış olsa da bu gösterilerin durdurulması konusunda bir çağrınız olacak mı?' sorusuna Demirtaş, "Şüphesiz ki Türk de bunu yaptı. Biz de defalerca ifade ettik. Cana mala zarar verecek tepkiler olmamalı. Bunun yanında hükümet hızlı bir şekilde adım atmalıdır. Kendi hukukunu uygulamyorsa burada bir sıkıntı vardır. 11 yıldır İmralı'da hukuk uygulanmıyor. Hükümet de buna ses çıkarmıyor.

Hükümet bize göre kendi planını netleştirmiş durumda. MHP ve CHP'nin karşı çıkış gerekçeleri çok farklı ve bunun aşırı birözgürlük olduğu kanaatindeler. Bize göre ise son derece güdük ve tasviye projesine dönüştürülmüş durumda; teşhir olmuş durumda. Hükümet bu işten nasıl sıyrılırım çabasındayken, bu tür provakasyonlarla topu başka tarafa atmaya çalışıyor" şeklinde konuştu.

"HÜKÜMET SIKIŞINCA KAÇTI"

Demirtaş, "Bu baştan beri tasviye projesi miydi?" sorusuna, "Biz başından beri bu tehlikeye dikkat çektik. 5-6 ay önce, 'inanmak, güvnemek istiyoruz' dedik. Tasviye tehlikesi barındıran projeninin, demokratik bir açılıma ve samimi bir barış arayışına dönüşmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz dedik. Ama hükümet süreci tasviyeye götürürse içinde olmayız dedik.

DTP'den istenen şudur; Biz Kürtlerin siyasi iradesini tasviye edeceğiz, DTP de buna destek versin. Yani DTP kendi celladı olsun deniyor ki bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Hükümet samimi olmalı" yanıtını verdi.

Demirtaş, hükümetin baştan beri bu düşüncede olup olmadığı konusunda, "Hükümet arayış içerisindeydi. B plaını olarak bu durum kafasındaydı.Sıkıştığı anda bunu devreye sokacaktı ve biz bunu baştan beri görüyorduk. Bunu doğru bir demokratikleşmeye çevirme amacındaydık. Hükümet sıkıştığı anda kaçacağını başından beri belli ediyordu" dedi.

"DESTEKLENECEK BİR PROJE YOK"

'Böyle giderse, hükümetin niyeti de tasviyeyse, MHP ve cHP'nin karşı olduğu projeden siz de desteğinizi çekerseniz, sokaklardaki gösteriler aratarak devam ederse ne olur?' sorusuna, "Biz DTP olarak barışa yürekten inanıyoruz ve bu bizim için ilkesel bir duruştur. Bizim barış ve çözüm projesinden vazgeçmemiz mümkün değil. Olsa olsa AKP'nin tasviye projesi iflas eder. Yoksa Türkiye'nin barış projesi ve arayışı devam edecek ve DTP de bunun içinde olacak.

Bizim barış umutşlarımız AKP'ye bağlı değil. AKP'yle başlamadı, AKP'yle de bitmez. Türkiye'nin barış umutları AKP'nin bu projesine bağlı değildir" şeklinde yanıt verdi.

Demirtaş, AKP'nin Kürt açılımı projesinden umudunuzu kestiniz mi sorusuna, "Biz artık açılımı, Kürt ve demokratik açılım olarak değerlendirmeyeceğiz. Bu tasviye projesi olduğu ortaya çıktı. AKP bu konuda güven verici bir duruşta olmaz ise, kendi projesini kendisi yürütür.

Şunu açıkça vurgulamak isterim: Biz başından beri AKP'yle ortaklık içinde değildik ki ortaklık bozuldu densin. Biz barışı ve demokrasiyi destekliyoruz. Bugün başarılmazsa gelecekte başka hükümet başaracaktır. Türkiye aydınlık bir gelecekle buluşacaktır. Bunu AKP yapmak isterse süreci destekleriz ama bu haliyle AKP'nin desteklenecek bir projesi yoktur" ifadelerini kullandı. beyazgazete.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Son dakika: Ankara’da 65 yaş üstüne kısıtlama kararı17 Ağustos 2020 Pazartesi 18:10
  • Eğitim-Öğretim yılına başlanıyor12 Ağustos 2020 Çarşamba 20:42
  • İstanbul Sözleşmesi Kırmızı Çizgimizdir12 Ağustos 2020 Çarşamba 16:02
  • Özel Eğitim Kurumları bu hakkı nereden alıyor?12 Ağustos 2020 Çarşamba 13:29
  • Gölbaşı kontrollü gidiyor06 Ağustos 2020 Perşembe 13:01
  • Gölbaşı'nda denetimlere başlandı06 Ağustos 2020 Perşembe 12:39
  • Yarın için önemli uyarı05 Ağustos 2020 Çarşamba 19:53
  • Türkiye 1.'si Gölbaşı'ndan Gürkan İnal oldu30 Temmuz 2020 Perşembe 18:46
  • İçişleri Bakanlığından 81 ile genelge07 Temmuz 2020 Salı 19:23
  • Hayrettin Balcı’ya çirkin saldırı01 Temmuz 2020 Çarşamba 11:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Gölbaşı Taraf | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 484 23 84 0541 200 20 19 0533 966 12 89 | Faks : 485 04 53 | Haber Yazılımı: CM Bilişim